Ziya Selçuk'tan Pedagojik Formasyon Açıklaması

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk katılığı bir programda öğretmenlerin yetiştirilmesine ve pedagojik formasyon meselesine değindi.

Ziya Selçuk'tan Pedagojik Formasyon Açıklaması

Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk katılığı bir programda öğretmenlerin yetiştirilmesine ve pedagojik formasyon meselesine değindi.

30 Kasım 2019 Cumartesi 15:19
Ziya Selçuk'tan Pedagojik Formasyon Açıklaması

Milli Eğitim Bakanı 'ndan pedagojik formasyon açıklaması.

TED Üniversitesi'nde düzenlenen 3. Uluslararası Öğretmen Eğitimi ve Akreditasyon Kongresine katılan Milli Eğitim Bakanı Ziya Selçuk pedegojik formasyon meselesine değindi ve gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu.

Milli Eğitim Bakanlığı olarak  "güçlü öğretmen, güçlü gelecek" vurgusunu sıklıkla yaptıklarını belirten Selçuk, konu ile ilgili yaptığı açıklamada şu ifadeleri kullandı:

 "Öğretmenle ilgili tahrif edilmiş bir alanı yeniden tarif etme ihtiyacımız var. 'Öğretmen nedir' sorusunu sorduğumuzda o kadar çok hazır cevap var ki... Aslında bir çocuğun bilmeme haliyle oturup meseleyi yeniden tefekkür etme ihtiyacımız var. Temel kavramlarımızı yeniden sorgulamaya, yeniden anlamaya ihtiyacımız var."

2023 EĞİTİM VİZYONU

2023 Eğitim Vizyonu 'nun merkezine öğretmen yetiştirmeyi aldıklarını ifade eden Bakan Selçuk , formasyona değindi ve şu ifadeleri kullandı:

"Belki KPSS sınavı dururken kalite ile ilgili ne konuşabiliriz ya da formasyonla ilgili bu anlayış devam ederse kalite ile ilgili ne konuşabiliriz diye sormak lazım. Öğretmen ihtiyacının organik olarak belirli bir düzen içerisinde sürdürülmesini konuşmak lazım. Bütün bunlar bize şunu gösteriyor, hep birlikte işin bir tarafından tutup ilerletmek zorundayız ama bunun için bir amaç, hayal ve ideal birlikteliği gerekiyor."

FORMASYON

Eğitim fakültelerindeki birçok dersin ayrı sınıflarda ve ayrı saatlerinde verildiğini , sonrasında öğrencilere bunları sınıfta birleştirin yaklaşımının üniversitelerde devam ettiğiğini ifade eden Bakan Selçuk,  öğrencilerin  bu öğrendiklerini okulda uygulamasının beklenemeyeceğini kaydetti.

Bu noktada verilen eğitimlerin bütünselliğinin önemine vurgu yapan Selçuk, "Anlatmaya çalıştığımız bu ekosistemin bütünselliğini tasavvur etmek. Milli Eğitim Bakanlığı olarak formasyonun kaldırılması konusunda yıl başına kadar gerçekleştirmeye gayret ettiğimiz süreç, aslında tam da bunu ifade ediyor. Her dileyene, her isteyene pedagojik formasyon vermekle sağlıklı bir yol almamız mümkün değil." değerlendirmesinde bulundu.

Bu noktada öğretmenlik hakkını elde edenlere Bakanlık ve üniversiteler iş birliğinde formasyonun verilebileceğini aktaran Selçuk, sözlerine şöyle devam etti:

"Formasyonun da yeniden tanımlanması lazım. Pedagojik formasyon, içeriği ve yaklaşımı, Milli Eğitim Bakanlığının ihtiyaçları açısından bugün için çok işlevsel görünmüyor. Bunun yeniden çerçevelenip, öğretmenlik hakkı kazanan gençlerimize ücretsiz olarak verilmesi lazım. Bunun da alt yapısını kurduk. Bunu tabii ki üniversitelerle, sivil toplum kuruluşlarıyla yapacağız."

Bir okulun sosyal, öğrenme, altyapı açısından yüzlerce parametresinin bulunduğuna işaret eden Selçuk, göreve başlayan öğretmenlerin bu parametrelerde nasıl yol alacakları, okulun içerisinde ne yapacakları, bu konudaki ön hazırlıklarına ilişkin bir sistematiğin de gerektiğini kaydetti.

Selçuk, tüm bunlara bakıldığında okul ve öğretmen yetiştirmenin şu an aslında birbirinden bağımsız durduğunu belirterek, şunları söyledi:

"Bu şekilde devam ettiğinde okulla eğitim fakültesi arasındaki bağlantı da giderek zayıflıyor. Okulu Profili Değerlendirme adı altında bir okulun tüm parametrelerini birlikte bir yapay zeka sistematiği içinde ele alan, eğitim fakültelerinden de bu sistematiği dikkate almalarını bekleyen bir altyapı kurduk. Pilotu devam ediyor, bitmek üzere. Sadece bu yeter mi, tabii ki yetmez. Öğretmenlerimizin sürekli, sürdürülebilir ve yerinde eğitim almaları gerekiyor. Hizmet öncesi ya da hizmet içi eğitim dediğimizde sadece yılda 2-3 gün bir çalışmayla bunu yönetmek çok mümkün değil. Hizmet öncesinde de bugünkü sistematik içerisinde mümkün değil. Çünkü fiili olarak baktığımızda eğitim fakültelerindeki derslerin belki yüzde 5'i bile uygulamalı ders değil. Ama en son kapatılan öğretmen okullarında uygulamalı ders oranı yüzde 50'ye yakındı. Teorik, pratik ayrımı da olmayan bir bütünsellik içindeydi."

ÖĞRETMEN YETİŞTİRME KURUMU 

Milli Eğitim Bakanı Selçuk, Türkiye'nin bu konuda hala canlı bir geleneği olduğuna işaret ederek, "Yükseköğretim Kurulu ile birlikte yeni nesil bir eğitim fakültesini, belki eskimeyen demek lazım, yani Türkiye'nin öğretmen yetiştirme geleneğini dikkate alan ve bu gelenek doğrultusunda bir eğitim fakültesi, bir öğretmen yetiştirme kurumu modelleme çalışmasına birlikte bir başlangıç yapmış durumdayız. Yıl başından önce bununla ilgili bir içerik ve yaklaşımı da ilan etmiş olacağız." diye konuştu.

Bu konuda birkaç fakültede pilotlama çalışmasının yürütüleceğini aktaran Selçuk, konuşmasına şöyle devam etti:

"Sürekli dönüşen, değişen ve zamanın ruhunu içselleştiren bir anlayışla bir öğretmen yetiştirme sistemine gereksinim duyuyoruz. Bütün öğretmen adayları sınavlara girip de sınavları kazandıktan sonra okullarımıza geldiklerinde karşılaştıkları durumu, tabloyu anlamaya çalışıyoruz ve nasıl bir sıkıntı ya da problem var, bunları çözümlemeye çalışıyoruz"

"Milli Eğitim Bakanlığının kendi öğretmenlerine yönelik verdiği hizmetin de yeniden çerçevelenmesi lazım." diyen Selçuk, bunun için de Türkiye'de 950'nin üstünde merkezde öğretmen destek noktası açacaklarını söyledi.

Bu kapsamda Ankara'nın Keçiören ilçesinde büyük bir merkez kurduklarını anlatan Bakan Selçuk, uzmanların yetiştirilmesi ve akabinde de bütün il ve ilçeler düzeyinde öğretmenlerin sürekli olarak, yerinde, zamanında sürdürülebilir ve sürekli eğitim almaları ile ilgili üniversitelerde eğitim fakülteleriyle çalışılacağını ifade etti.

kamubulteni.com  |Ankara

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.