Umudu Çoğaltan Meslek: Öğretmenlik

Umudu Çoğaltan Meslek: Öğretmenlik

Umutların hayal değil gerçeğe dönüştüğü, çocukların üzülmediği, öğretmenlerin bahtiyar olduğu bir gelecek inşa etmek dileğiyle… Her gün umudumuzu örseleyen, kimi zaman da neredeyse tüketen sayısız olumsuzlukla karşılaşıyoruz. Haberler çoğu zaman karamsarlığı büyütüyor; televizyonlardaki tartışmalar ve sosyal medyada yer alan paylaşımlar, çözüm üretmekten çok umutsuzluğu derinleştiriyor. Böylesi bir atmosferde insanın umudunu diri tutması, yarına inanması kolay değil. Ama biz, bütün bu olumsuzluklara rağmen çok özel bir yerde duruyoruz. Çünkü biz öğretmeniz. Eğitim, yalnızca bilgi aktarma süreci değildir; güven, anlam ve ilişki üzerine inşa edilen bir yolculuktur. Umut ise öğrenmenin ve gelişmenin en temel şartıdır. Kendini güvende hisseden, değer gördüğünü bilen bir çocuk öğrenmeye açıktır; düşünmeye, sorgulamaya ve üretmeye cesaret eder. Her sabah sınıfa girdiğimizde karşılaştığımız öğrencilerimiz, umudun en sahici hâlidir. Henüz kirlenmemiş bakışlarıyla, dünyayı yeniden kurmaya hazır yürekleriyle çocuklar; neden vazgeçmememiz gerektiğini bize sessizce hatırlatır. Onların gözlerinde, doğru koşullar sağlandığında her çocuğun öğrenebileceğine dair güçlü bir inanç saklıdır. Elbette yoruluyoruz. Hayat bizi yıpratmış, kalbimizi incitmiş olabilir. Sağlığımız yerinde olmayabilir; moralimiz bozuk, bütçemiz denk gelmemiş olabilir. Ama çocukların merhamet kokan bakışları gözlerimize değdiğinde, masum gönüllerinin sıcaklığını hissettiğimizde içimizdeki “pes etmeden devam etme” duygusu yeniden ayağa kalkar. Çünkü öğretmen, birilerinin zannettiği gibi ders anlatıcısı değil; öğrencilerin ve velilerin eğitim öğretim sürecindeki en önemli rehberi ve yol arkadaşıdır. Öğretmen, öğrencinin hayatında güvene dayalı ve anlamlı bir bağ kurabildiği ölçüde etkilidir. Kendisine güvenilen, fikirleri önemsenen bir çocuk; yalnızca akademik olarak değil, sosyal ve duygusal açıdan da gelişir, topluma katkı sunan bir birey olarak yetişir. Bu yönüyle öğretmenlik; geleceği inşa eden, değeri çoğu zaman yıllar sonra fark edilen bir meslektir. Biz her gün yalnızca müfredatı yetiştirmeye çalışmıyoruz. Umudu çoğaltıyoruz. İnsana, hayata ve yarına dair inancı diri tutuyoruz. Bazen farkına bile varmadan; bir cümlemizle, bir yaklaşımımızla, bir tebessümümüzle bir çocuğun hayatına dokunuyoruz. İşte bu yüzden, bütün zorluklara ve yorgunluklara rağmen umut bizde tükenmez. Çünkü biz, umudu her sabah gözlerimizin içine bakan öğrencilerimizde; masum, meraklı ve öğrenmeye açık çocuklarımızda yeniden bulan insanlarız. Çünkü biz öğretmeniz.