Özel Okul Ücretleri Uçtu: Veliler Eğitim İçin Evini Arabasını Satıyor
İstanbul’da 2026-2027 özel okul ücretleri 500 bin liradan 2 milyon liraya çıktı. Veliler KDV indirimi isterken, birçok aile kredi çekip mal varlığını satmak zorunda kalıyor.
İstanbul’da 2026–2027 eğitim öğretim yılı için özel okul ücretleri, veliler açısından ciddi bir ekonomik krize dönüştü. Ücretlerin 500 bin liradan başlayıp 2 milyon liraya kadar yükselmesi, birçok ailenin eğitim için ağır fedakârlıklara yönelmesine neden oldu. NTV’nin haberine göre; özel okullarda uygulanması gereken resmi zam sınırlarının pratikte karşılık bulmadığını belirten veliler, artan maliyetler karşısında çözüm talep ediyor. Milli Eğitim Bakanlığı’nın belirlediği resmi zam oranlarına göre; Anaokulu ile 1, 5 ve 9. sınıflarda %43, Ara sınıflarda ise %30 zam uygulanması gerekiyor. Ancak birçok özel okulun, sınıf farkı gözetmeksizin en yüksek zam oranını tüm kademelere uyguladığı ifade ediliyor. Bu durum veliler arasında ciddi tepkiye yol açıyor. Velilerin ortak taleplerinden biri de eğitim hizmetlerinde uygulanan %10’luk KDV oranının düşürülmesi. Aileler, artan okul ücretleriyle birlikte KDV’nin de bütçeleri zorladığını belirterek, eğitimde vergi yükünün hafifletilmesini istiyor. Öte yandan, yapılan yüksek zamların özel okul öğretmenlerinin maaşlarına ne ölçüde yansıdığı da kamuoyunda tartışma konusu olmaya devam ediyor. Veli dernekleri ve eğitim uzmanları, tabloyu “sürdürülemez” olarak nitelendiriyor. Veli Derneği Başkanı Ömer Yılmaz, birçok ailenin çocuklarını özel okulda okutabilmek için kredi çektiğini, hatta evini ve arabasını sattığını dile getiriyor. Eğitim Uzmanı Onur Soğuk ise özel okulların, fiyatları düşük tuttuğu durumlarda dahi maliyetleri öğretmen maaşlarından kısmaya yöneldiğini belirterek sistemin hem veliler hem de eğitim emekçileri açısından baskı yarattığını vurguluyor. Uzmanlara göre, artan özel okul ücretleri nedeniyle çok sayıda veli çocuğunu özel okuldan alarak devlet okullarına yöneliyor. Bu durum, kamusal eğitimin önemini bir kez daha ortaya koyarken; devlet okullarının nitelik ve kapasite açısından güçlendirilmesi gerektiği çağrılarını da beraberinde getiriyor.