Okul yöneticilerine artık yıl müjdesi: Görev süresi hesabı netleşti
Milli Eğitim Bakanlığı’nın yeni yönetmeliğiyle okul yöneticilerinin görev süresi hesaplamasında “artık yıl” uygulaması netleşti. 26 Haziran 2026 tarihi milat kabul edilirken, mevcut yöneticiler için kademeli geçiş öngörüldü.
Milli Eğitim Bakanlığı tarafından yayımlanan yeni Eğitim Kurumları Yönetici Görevlendirme Yönetmeliği, okul yöneticilerinin görev süresi hesaplamasında yıllardır tartışma konusu olan “artık yıl” meselesine açıklık getirdi. Yeni yönetmelikle birlikte görev süresi hesaplamasında “ders yılı” esası benimsenirken, mevcut yöneticilerin hak kaybına uğramaması için Geçici 1. Madde ile özel bir geçiş hükmü getirildi. Bu düzenleme, özellikle önceki yönetmeliğe göre görevlendirilen okul yöneticileri açısından kritik önem taşıyor. Yönetmeliğin geçici maddesinde, eski düzenleme kapsamında görevlendirilen yöneticiler için görev süresinin hesabında “yıl” ibaresinin korunacağı açıkça belirtildi. Bu durum, eğitim camiasında “artık yıl” olarak bilinen uygulamanın bir süre daha devam edeceği anlamına geliyor. Yapılan değerlendirmelere göre, 2025-2026 eğitim öğretim yılı karne günü olan 26 Haziran 2026 tarihi görev süresi açısından belirleyici olacak. Buna göre: 26 Haziran 2022 ve öncesinde göreve başlayan ve dört yıllık görev süresini tamamlayan okul yöneticileri, 2026 yılı itibarıyla zorunlu yer değiştirmeye tabi tutulacak. 26 Haziran 2022 sonrasında göreve başlayan yöneticiler ise “artık yıl” uygulaması kapsamında görev sürelerini 2027 yılına devredecek. Yeni düzenlemenin en dikkat çeken yönlerinden biri, özellikle 2022, 2023, 2024 ve 2025 yıllarında görevlendirilen yöneticilerin yaşayabileceği ani görev kayıplarını önlemeye yönelik olması. Uzmanlar, Bakanlığın bu düzenleme ile görev sürelerini kademeli şekilde sonlandırmayı hedeflediğini ve bu sayede eğitim yöneticilerinin mağduriyet yaşamasının önüne geçildiğini belirtiyor. Eğitim çevrelerinde yapılan değerlendirmelere göre, “artık yıl” uygulamasının geçici maddeyle korunması, geçmiş yıllarda sıkça gündeme gelen hak kaybı ve görev süresi davalarının büyük ölçüde önünü kesecek. Bakanlığın bu adımıyla hem idari istikrarın sağlanması hem de okul yönetimlerinde sürekliliğin korunması amaçlanıyor. Yeni sistemle birlikte görev süresi hesaplamalarında belirsizliklerin ortadan kalkması ve uygulama birliğinin sağlanması bekleniyor.