Memur Maaşı Yoksulluk Sınırının Altında: Kamu Personeli Ek İş Yapmaya Mecbur Kalıyor
Türkiye'de artan hayat pahalılığı ve yoksulluk sınırının altında kalan maaşlar, memurları ek gelir kapıları aramaya itiyor. 657 Sayılı Kanun'a rağmen yaygınlaşan ek işler, kamu hizmetlerinde verimlilik düşüşü endişelerini de beraberinde getiriyor.
Türkiye'de kamu kurumlarında görev yapan memurların büyük bir kesimi, artan hayat pahalılığı karşısında tek maaşla geçinmekte zorlanıyor. Eşi çalışmayan ve çocuklu bir memurun aldığı ücret, yan ödemelerin de yetersiz kalmasıyla birlikte, bir ailenin asgari yaşam standardını belirleyen yoksulluk sınırının oldukça altında kalmaktadır.
Kamu personeline kira yardımı, lojman, düzenli ikramiye veya yeterli yemek desteği gibi ek sosyal hakların tanınmaması, mevcut maaşların alım gücünü daha da düşürmektedir. Dört kişilik bir ailenin geçinmesi için gerekli minimum tutar olarak açıklanan yoksulluk sınırının 89.000 TL'ye dayanması, memurların yaşadığı ekonomik açmazı net bir şekilde ortaya koymaktadır.
Bu tablo karşısında memurlar, temel ihtiyaçlarını karşılamak, çocuklarının eğitim masraflarını finanse etmek ve geleceğe yönelik küçük birikimler yapabilmek amacıyla mecburen ek iş arayışına yönelmektedir. Emlak danışmanlığı, otomobil alım-satımı ve e-ticaret gibi alanlar, memurların ek gelir elde etmek için en sık başvurduğu yollar arasında yer almaktadır.
Devlet memurlarının ek bir işte çalışması 657 sayılı kanunla yasaklanmış olsa da, geçim sıkıntısı bu yasağın fiilen delinmesine neden olmaktadır. Ek iş yapan memur sayısının tarihi seviyelere ulaşması nedeniyle kurum amirlerinin de bu durumu görmezden gelmek zorunda kaldığı belirtilmektedir.
Ek işlerin, memurun asli görevi olan kamu hizmetinin önüne geçmesi ise bir diğer önemli sorunu teşkil etmektedir. İkinci bir işin getirdiği yorgunluk ve odaklanma sorunları, kamu hizmetlerinde verimliliğin düşmesine, inisiyatif kullanımının azalmasına ve hizmet kalitesinin gerilemesine yol açmaktadır. Mevcut maaşlarla ev veya araba sahibi olmanın, tatile çıkmanın ya da çocuklarına daha iyi eğitim imkanları sunmanın bir hayal haline gelmesi, memurları bu zorunlu arayışa iten temel neden olarak öne çıkmaktadır.