Görev Yeri Değişen Norm Fazlası Öğretmenlere EKYS Müjdesi
Norm fazlası resen atamalarla görev yeri değişen öğretmenlere EKYS ile geri dönüş müjdesi.
Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı okullarda görev yapan öğretmenlerin son yıllarda en çok konuştuğu başlıklardan biri norm fazlası atamalar. Özellikle öğrenci sayılarındaki değişim, okul dönüşümleri ve norm kadro güncellemeleri sonrası birçok öğretmen “norm fazlası” statüsüne düşüyor ve resen atama süreciyle karşı karşıya kalıyor. Bu süreç, öğretmenler açısından sadece bir görev yeri değişikliği anlamına gelmiyor. Aynı zamanda aile düzeni, çocukların eğitimi ve ekonomik koşullar üzerinde de ciddi etkiler bırakabiliyor. Norm fazlası olarak başka bir okula atanan öğretmenler, çoğu zaman istemedikleri bir yer değişikliğiyle karşı karşıya kalıyor. Sendikalar, bu uygulamalara karşı üyeleri adına davalar açıyor. Ancak yargı sürecinin uzun sürmesi, mağduriyet yaşayan öğretmenler için hızlı bir çözüm sunmuyor. Üstelik açılan davalarda genellikle aile birliği gerekçesi öne çıkan, evli ve çocuklu öğretmenler lehine kararlar çıkabiliyor. Bekar öğretmenler ya da aile birliği kapsamında değerlendirilmeyen durumlarda ise sonuçlar her zaman beklendiği gibi olmuyor. Bu noktada bazı öğretmenler için farklı bir yol öne çıkıyor: idarecilik. Özellikle Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde yapılan Eğitim Kurumlarına Yönetici Seçme Sınavı (EKYS) ile müdür ya da müdür yardımcısı olarak atanmak, norm fazlası nedeniyle yer değişikliği yaşayan öğretmenler için fiilen bir geri dönüş kapısı haline gelmiş durumda. Eğer öğretmenin daha önce görev yaptığı okulda münhal müdür veya müdür yardımcısı normu bulunuyorsa, EKYS puanı ile o okula yönetici olarak atanması mümkün olabiliyor. Bu da resen atamayla ayrılmak zorunda kaldığı okuluna farklı bir statüyle yeniden dönmesi anlamına geliyor. Sonuç olarak norm fazlası atamalar öğretmenler için belirsizlik ve mağduriyet riski taşımaya devam ederken, idarecilik sınavı birçok kişi için tek somut çıkış yolu olarak görülüyor. Eğitim camiasında ise norm kadro planlamalarının daha öngörülebilir ve mağduriyet oluşturmayacak şekilde düzenlenmesi yönündeki beklenti sürüyor.