Eğitim-Sen'den Ramazan Ayı Etkinlikleri Yorumu: Dini ve Ayrıştırıcı Uygulama
Eğitim-Sen Genel Merkezi, MEB’in Ramazan ayı etkinlikleri talimatına tepki gösterdi. Sendika, düzenlemenin laiklik ilkesine ve bilimsel eğitime aykırı olduğunu savundu.
Eğitim-Sen Genel Merkezi, 13 Şubat 2026 tarihinde yaptığı yazılı açıklamada, Millî Eğitim Bakanlığı’nın 12 Şubat 2026 tarihli ve 81 il valiliğine gönderdiği “Türkiye Yüzyılı Maarif Modeli Kapsamında Ramazan Ayı Etkinlikleri” konulu talimatına tepki gösterdi. Sendika açıklamasında, söz konusu düzenlemenin Anayasa’nın laiklik ilkesi ile eğitimin bilimsel niteliğine aykırı olduğu savunuldu. Eğitim-Sen, okul öncesinden ortaöğretime kadar tüm kademeleri kapsayan etkinlik planlamasının, eğitim kurumlarını tek bir inanç çerçevesinde şekillendirme riskini taşıdığını belirtti. Açıklamada, okulların farklı inanç gruplarından ve inancı olmayan öğrencilerin bir arada bulunduğu kamusal alanlar olduğu vurgulandı. Devletin inançlar karşısında tarafsız olması gerektiği ifade edilen metinde, bu tür uygulamaların laiklik ilkesine aykırılık oluşturduğu ileri sürüldü. Sendika, talimatta dayanak olarak gösterilen 1739 sayılı Millî Eğitim Temel Kanunu ve ilgili Sosyal Etkinlikler Yönetmeliği’nde, müfredatta yer almayan dini içerikli faaliyetlere açık bir izin bulunmadığını savundu. Yönetmelik eki çizelgelerde bu tür etkinliklerin yer almadığı ifade edildi. Açıklamada, etkinliklerin okul dışında ve mesai saatleri dışında (iftar ve sahur programları gibi) planlanmasının da hukuki sorunlar barındırdığı belirtildi. Öğretmenlerin görev ve çalışma saatlerinin yasalarla belirlendiği hatırlatılarak, rıza dışı görevlendirmenin kabul edilemeyeceği vurgulandı. “Gönüllülük” esasına dayandırılan sürecin, katılmayan öğrenciler ve öğretmenler açısından fişleme, akran zorbalığı ve toplumsal dışlanma riskleri doğurabileceği ifade edildi. Eğitim-Sen, söz konusu uygulamalara karşı hukuki itirazlarını sürdüreceklerini belirterek, üyelerine ve eğitim emekçilerine hazırlanan örnek dilekçeler aracılığıyla yasal haklarını kullanma çağrısında bulundu. Açıklamanın sonunda Millî Eğitim Bakanlığı, Anayasa’ya ve Millî Eğitim Temel Kanunu’na aykırı olduğu ileri sürülen uygulamalardan vazgeçmeye ve laik, bilimsel, kamusal eğitim ilkesine uygun hareket etmeye davet edildi. Dilekçe için tıklayınız.