Eğitim-İş’ten 2026 Değerlendirmesi: Ücret Artışları Yoksulluğu Durdurmuyor
2026 yılına ilişkin değerlendirmede kamu emekçilerinin reel gelir kaybı, vergi yükü, zayıflayan iş güvencesi ve artan emeklilik belirsizliği dikkat çekti.
Kamu emekçileri ve emekliler açısından 2026 yılının ekonomik ve sosyal açıdan zorlayıcı bir dönem olacağına yönelik değerlendirmeler kamuoyuyla paylaşıldı. Yapılan analizlerde, ücret artışlarının reel geliri koruyamadığı, vergi sisteminin ücretliler aleyhine işlediği ve enflasyon telafisinin etkisini hızla yitirdiği vurgulandı. Değerlendirmede, 2026 yılı başında yapılan maaş artışlarının daha yılın ilk aylarında vergi dilimleri ve enflasyon karşısında eridiği belirtildi. Ocak ayında “zam” olarak sunulan oranların, temmuz ayına gelindiğinde ciddi bir alım gücü kaybına dönüştüğü ifade edildi. Ücretliler üzerinde artan vergi yükü ile enflasyonun yarattığı çift yönlü aşınmanın, kamu emekçilerinin gelirlerini hızla gerilettiği kaydedildi. Raporda, çalışma yaşamında güvencelerin giderek zayıfladığına dikkat çekildi. Disiplin mekanizmaları ve idari baskılar yoluyla iş güvencesinin aşındığı, bunun kamu emekçileri üzerinde hem ekonomik hem de psikolojik bir baskı yarattığı vurgulandı. 2026 perspektifinde en dikkat çekici başlıklardan birinin emeklilik olduğu belirtildi. Emeklilik hakkının giderek piyasalaştırıldığı, emekli gelirlerinin yaşam maliyetleri karşısında yetersiz kaldığı ve geleceğe dair belirsizliğin arttığı ifade edildi. Bu durumun hem aktif çalışanları hem de emeklileri doğrudan etkilediği kaydedildi. Yapılan değerlendirmede, kamu emekçilerine dayatılan yoksulluk ve güvencesizlik düzenine karşı sessiz kalınmayacağı vurgulandı. İnsan onuruna yaraşır yaşam ve çalışma koşulları için mücadelenin süreceği belirtilirken, hazırlanan raporun kamuoyuyla paylaşıldığı ve ayrıntılı inceleme için erişime açıldığı bildirildi.