Eğitim-İş ve Platformlardan Uyarı: “Bu Sistem Çocukların Geleceğini Karanlığa Sürüklüyor”

Eğitim-İş ve çeşitli sendikalar “Eğitim İçin Birlik” çatısı altında ortak basın açıklaması yaptı. Kamusal, laik ve bilimsel eğitimin tasfiye edildiği belirtilirken mülakat, MESEM ve bütçe eleştirileri öne çıktı.

Eğitim-İş ve Platformlardan Uyarı: “Bu Sistem Çocukların Geleceğini Karanlığa Sürüklüyor”

Eğitim alanında faaliyet gösteren sendika ve platformlar, “Eğitim İçin Birlik” adı altında ortak bir basın açıklaması yaparak kamusal, laik ve bilimsel eğitime yönelik sorunlara dikkat çekti. Açıklama, Eğitim-İş’in 7. Dönem 4. Başkanlar Kurulu toplantısının gerçekleştirildiği Ankara’daki bir otelde düzenlendi. Basın açıklamasının ardından Eğitim-İş, Özel Sektör Öğretmenleri Sendikası, Birleşik Emekliler Sendikası ve Mülakat Mağduru Öğretmenler Platformu temsilcileri söz alarak eğitim sisteminde yaşanan sorunlara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Ortak bildiride, kamusal eğitimin sistemli biçimde tasfiye edildiği, eğitimin bilimsel ve laik niteliğinin zayıflatıldığı savunuldu. Açıklamada; Maarif Müfredatı, ÇEDES ve MESEM uygulamalarıyla okulların pedagojik temelden uzaklaştırıldığı, eğitimin piyasacı ve ideolojik bir anlayışla şekillendirildiği ifade edildi. Sendikalar, bu uygulamaların çocukları nitelikli eğitimden uzaklaştırdığını, eğitim ortamlarında bilimin yerini dogmaların aldığını belirtti. Açıklamada, 2026 yılı eğitim bütçesinde yatırımlara ayrılan payın düşmesine de dikkat çekildi. Okullarda temizlik, güvenlik ve fiziki altyapı sorunlarının arttığı belirtilirken; velilerin okul ihtiyaçları için “bağış” adı altında maddi yük altına sokulduğu vurgulandı. Eğitim emekçilerinin yüksek enflasyon karşısında gelir kaybına uğradığı belirtilen bildiride, öğretmenlerin itibarsızlaştırıldığı ve okullarda şiddet olaylarının arttığı ifade edildi. Mülakat sistemi, kariyer basamakları, Milli Eğitim Akademisi ve Öğretmenlik Meslek Kanunu gibi düzenlemelerin liyakati zedelediği savunuldu. Ücretli öğretmenliğin güvencesiz çalışma biçimi haline geldiği, on binlerce öğretmenin asgari ücretin altında çalıştırıldığı da dile getirildi. Özel öğretim kurumlarında çalışan öğretmenlerin düşük ücret, güvencesizlik ve mobbing ile karşı karşıya kaldığı belirtilerek, kamudaki öğretmenlerle eşit hak talebi yinelendi. Ayrıca emeklilerin de yoksulluk sınırının altında yaşamaya zorlandığına dikkat çekilen açıklamada, emekli maaşlarının insanca yaşam koşullarını karşılamadığı ifade edildi. “Eğitim İçin Birlik” bileşenleri, eğitim emekçilerinden velilere, öğrencilerden emeklilere kadar toplumun geniş kesimlerinin aynı sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtti. Açıklama, hak kayıplarına karşı ortak mücadele çağrısıyla sona erdi.