İçişleri Bakanı Soylu: Davutoğlu bize 'Odalarınızda ne konuştuğunuzu biliyorum, Sizi Dinletiyorum' Dedi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Habertürk ekranlarında yayınlanan Kübra Par ile Açık ve Net programının canlı yayınında gündeme ve Sedat Peker'in iddialarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sedat Peker'in iddialarından önceki sürece de bakılması gerektiğini söyleyen Soylu, Türkiye'ye ve Erdoğan'a yönelik operasyonların başlama süreciyle ilgili 2015 yılını işaret etti.

İçişleri Bakanı Soylu: Davutoğlu bize 'Odalarınızda ne konuştuğunuzu biliyorum, Sizi Dinletiyorum' Dedi

İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Habertürk ekranlarında yayınlanan Kübra Par ile Açık ve Net programının canlı yayınında gündeme ve Sedat Peker'in iddialarına ilişkin çarpıcı açıklamalarda bulundu. Sedat Peker'in iddialarından önceki sürece de bakılması gerektiğini söyleyen Soylu, Türkiye'ye ve Erdoğan'a yönelik operasyonların başlama süreciyle ilgili 2015 yılını işaret etti.

24 Mayıs 2021 Pazartesi 21:50
İçişleri Bakanı Soylu: Davutoğlu bize 'Odalarınızda ne konuştuğunuzu biliyorum, Sizi Dinletiyorum' Dedi

Yıl 2015 AK Parti genel başkan yardımcısıyım, Başbakan Ahmet Davutoğlu, 7 Haziran seçimleri gelmeden önce MYK'de HDP ile Anayasa yapabiliriz diye cümle çıktı ağzından. Seçim geçti, seçim geçtikten sonra AK Parti çoğunluğu elde edemedi.

"ALİ BABACAN, ÖNCELİĞİMİZ EKONOMİ DEDİ"

Tek başına iktidar kuramadı. Ya CHP'ye, ya siyasal partilerle kurulacak. Bugünkü gibi hatırlıyorum. İlk MKYK toplantısında, bugün DEVA Partisinin başkanı Ali Babacan şunu söyledi, "Hiç bu işlere bakmamalıyız, ekonomiyi ayakta tutmalıyız" dedi. 

Hükümet gitmiş, nasıl hükümet kurulacak belli değil. Dedim ki, "Bizim sorumluluğumuz bugün bu değil, demokrasiyi ayakta tutmak. Hükümeti kimin kurabileceğine ait ön görümüzü ele koymak. Bu seçim tamamlanmamıştır, kampanya devam etmektedir. Kasım'da da seçim oldu. Bu arada ne oldu, Davutoğlu ve ekibi, CHP ile, AK Parti'nin iktidarı için can hıraş mücadele yaptı. Biz bir kısım arkadaşlar bunun doğru olmayacağını, Türk siyasetinin doğasına aykırı olacağını ortaya koyduk. Büyük bir mücadele başladı, Bir taraftan HDP ile anayasa yapabilme kabiliyetini ortaya koyan birisi, diğer taraftan CHP. Derdi ne? Derdi Recep Tayyip Erdoğan. Onu külliyede hareketsizlik bırakmak, ABD'nin planını hakim kılmaktı hedef.

"TAM ANLAMIYLA DENGESİ KAYBOLDU"

Bunun doğru olmadığını, yanlış olacağını söyledik. Bir ara sayın Davutoğlu tam anlamıyla dengesi kayboldu, hepinizin odalarında neler konuşulduğunu biliyorum, dinletiyorum dedi. 

Bunu niçin ifade ettim. İlgili arkadaşlarım bilirler. Bana Sn. Cumhurbaşkanımız ile külliyede görüştük. Dedim ki, CHP ile bir iktidar hazırlığı söz konusu, genel şey bu. Gidişat bu. Dedi ki "Sen ne düşünüyorsun?" , dedim rahmetli Erbakan yaptı... 1991'de DYP SHP ile yaptı veleaaddin amin. Türk siyasetinin doğası buna uygun değil. Vatandaş iki tarafın birbirini denetlesin, takip etsin, birbirleriyle uzlaşsınlar diye değil, tam tersi kontrol etsinler diye 1800'li yılların sonundan itibaren bir siyasal sistem kurdu. Vatandaşın kendi değerleriyle ilgili oluşan bir serüven. Bu serüven ne zaman bozulmuşsa sıkıntı meydana geldi. 

"MİTHAT SANCAR"

Bunun bir ötesi daha var. Bu mücadele hep devam etti. 1 Kasım'dan sonra da devam etti. Bu arada başka bir şey daha oldu. Yine Davutoğlu'nun etkili olduğu düşünce kuruluşlarından birisine Mithat Sancar geldi. Mithat Sancar orada bir şey söyledi, "Apo içeriden çıkacak, Kuzey Suriye'de bir devlet kurulacak başına geçecek. Türkiye'de özerk bir Anayasa yapılacak" bu başlıklarda yukarıdan aşağı bir değerlendirme yaptı. Sonra biz bütün bunları yaşadık. Sn. Cumhurbaşkanımızın külliyede nasıl sıkıştırılmak istendiğini hep beraber gördük. Sonra da hakikaten bu meselelerin hangi siyasal sonuçlar doğurduğunu tüm Türkiye gördü. Ben teşkilat başkanıydım çalıştığımda Sn. Davutoğlu ile. O dönemde çok iyi olmadığımız süreçler yaşadık. Biz 4-5 arkadaş, 6-7 arkadaş bir araya geldik. Bu mesele tehlikeli bir noktaya gidiyor. Bu tehlikeye giderken geri dönüşü olmayacak. 

"HEDEF RECEP TAYYİP ERDOĞAN"

Bir Recep Tayyip Erdoğan varlığı var, siyaset bilgisi var, Türkiye'de yaptıkları var. Bir de dışarının eliyle tasviye edilmeye çalıştığı süreç var.  Hedef Sn. Erdoğan tabi çok doğal olarak. 

Burada ortaya çıkan sonuç tam anlamıyla, biz arkadaşlarımızla bir mücadele başlattık. Ve 3-4 arkadaşımız o zaman da büyüklerimiz vardı. İsimlerini vermeyeyim. Sn. Davutoğlu'nun partinin içerisinde, partinin genel kuruluş kodlarına, yürüyüşüne , vizyonuna, Sn. Cumhurbaşkanımızın vizyonuna uygun hareket etmediği kanaatini bir vesileyle gördük. 

"SONRA BİNALİ YILDIRIM GENEL BAŞKAN OLDU"

Ve bir MKYK'da imzalar toplandı. Bunda benim de dahlim var. Bizim arkadaşlarımızın dahli var. Netice itibariyle biz zihninde olan, HDP, Kuzey Suriye veya Apo veya başka bir şey düşüncesini kendi siyasal anlayışımızdan uzaklaştırmış olduk. 

Sonra Binali bey Genel Başkan oldu.

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Murat yilmazwr 2021-05-24 22:28:23

Yahu boş işler bunlar. İddialar ile ilgili doğru dürüst bir açıklama yok.