Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Harekat Sonrası İlk Açıklama

Barış Pınarı Harekatı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'dan ilk açıklama geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan , ABD 'nin kürtah sözleri hakkında konuşurken harekat hakkında detayları aktardı.

Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Harekat Sonrası İlk Açıklama

Barış Pınarı Harekatı sonrası Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan 'dan ilk açıklama geldi. Cumhurbaşkanı Erdoğan , ABD 'nin kürtah sözleri hakkında konuşurken harekat hakkında detayları aktardı.

10 Ekim 2019 Perşembe 08:14
Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan Harekat Sonrası İlk Açıklama

Barış  Pınarı Harekatı 'nın başlaması sonrası Erdoğan 'dan ilk açıklamalar.

NTV 'de son dakika olarak yer alan haberde Cumhurbaşkanı Erdoğan , harekat ile ilgili merak edilen soruları , gündemi ve ABD 'nin harekat ile ilgili yaptığı skandal açıklamaları değerlendirdi. 

İşte Cumhurbaşkanı Erdoğan 'ın açıklamaları:

SURİYE 'DE GÜVENLİ BÖLGE

"Bu, Suriye için de böyledir. Burada da biz gizli bir ajandayla çalışmıyoruz. El Bab’da, Cerablus'ta, Afrin’de bunu ortaya koyduk. Tam aksine oraları sahiplerine teslim ettik. Altyapı ve üst yapıda birçok yatırım yaptık. Cerablus’ta hastanelerden okullara birçok inşa faaliyetinde bulunduk. Afrin’de de çalışmalarımızı sürdürüyoruz.

Güvenli bölgenin amacı da sınır güvenliğimizi sağlamak ve mültecilerin kendi topraklarına dönmesidir. Eğer uluslararası bağışçılar toplantısı gerçekleştirebilirsek veya da mali noktada destekler verilebilirse buralarda konutlar yaparak bu insanların oralara yerleşmesine imkan oluşur. Bu adımları atmak için planlarımızı yaptık, projelerimizi hazırladık. Hazırladığımız kitapçıkları BM’de görüştüğüm liderlere takdim ettim. Barış koridorunda, güvenli bölgede bunları nasıl yapacağımızı anlattım. “Biz dersimizi çalıştık. Hazırlıklarımız ortada. Siz de bize destek verin, bu adımları süratle atalım” dedik. “Güzel” dediler ama hiçbir yerden bir ses yok. Biz de artık oyalamayla gidecek değiliz.

TEHDİT ALTINDAYIZ

"Bir de sınırlarımızda bir tehdit altındayız. Sınır bölgelerinde yaşayan halkımızı huzura, refaha, güvene kavuşturmamız bizim görevimizdir. Adımımız bunun için.

Bu konuda ciddi manada dezenformasyon var. “Türkiye demografik yapıyı değiştirmek istiyor” diyorlar. Türkiye’nin böyle bir derdi yok. Böyle bir derdi olsaydı, biz El Bab’da, Cerablus’ta, Afrin’de bunu yapardık. Demografik yapıyı değiştiren PKK’dır, PYD’dir, DEAŞ’tır. Mesele DEAŞ’a karşı mücadele ise Suriye’de Türkiye’den başka ciddi manada mücadele veren bir ülke yok. Bunu da El Bab'da net olarak gösterdik.

Bütün bunlarla birlikte Uluslararası Af Örgütü ve İnsan Hakları Gözetleme Komitesi de yayınladıkları raporlarda terör örgütü PYD/YPG’nin savaş suçu işlediğini ortaya koymuştur."

MÜLTECİLER

"Bizim planlanımıza göre mültecilerin geldikleri yere dönmeleri şart. Buna inanıyoruz ama kimseyi de istemediği yere zorla gönderecek değiliz.

KÜRTLERLE BİR SORUNUMUZ YOK-BİZİM SORUNUMUZ TERÖRLE

"Bizim Kürtlerle herhangi bir sorunumuz yok. Sorunumuz terör örgütleridir. Şu anda güvenli bölge ile ilgili atacağımız adımlarda hedef kesinlikle terör örgütleridir, terör örgütünün buradan çıkmasıdır.

TRUMP

"Sayın Trump Fırat’ın doğusundan çekilmeyi söylemişti. Fakat söylediğinden bu ana kadar çekilme olmamıştı. Ama şu anda yaptığı açıklamalara ve telefon görüşmesindeki yaklaşımına bakınca artık buradan çekilme noktasındaki kararını verdiğini gördük. Şu an itibarıyla da bizim askerlerimizle muhatap olan onların askerleri buna yönelik mesajlar veriyorlar. Şu andaki çekilme bunun işaretidir. Bunları da gördük. İstiyoruz ki daha yüksek oranda olsun. Ve bizim işimiz de kolay olsun. Çünkü biz asla ABD askeriyle ya da koalisyon güçleriyle karşı karşıya gelmek istemiyoruz.

KÜRTLERİ KATLEDEN TERÖR ÖRGÜTÜ

"Bir diğer adım da Kürtleri de katleden ve onlara zulmeden bir terör örgütüne karşı mücadele ediyoruz. Burası çok çok önemli. Kürtlere karşı mücadele veren ve onları katleden biz değiliz. Bunu yapan PYD/YPG. Onlara karşı da mücadele vereceğiz. DEAŞ’a karşı da mücadele vereceğiz.

DEAŞ ile kararlılıkla mücadeleye devam eden Türkiye'yi DEAŞ ile mücadele etmiyormuş gibi gösterenlerin iyi niyetlerinden şüphe ediyorum. Güvenli bölgenin kurulmasıyla DEAŞ ile mücadeleyi kesinlikle zaafa uğratmayacağız. Bilakis DEAŞ ile mücadele devam edecek. Fakat bu bahanenin arkasına sığınarak güney sınırlarımızda bir terör devleti kurma gayretine girenlere de müsaade etmeyeceğiz. Niyetleri Fırat'ın doğusunda bir terör devleti kurmaktır. Bunu artık gizleme gayreti içine girmesinler. Bir terör örgütünü başka bir terör örgütüyle bertaraf edemezsiniz."

ABD 'Yİ ANLAMAK MÜMKÜN DEĞİL

Bazıları PYD-YPG'nin Amerika’nın müttefiki olduğunu söylüyor. Marksist-Leninist bir örgüt nasıl oluyor da Amerika’nın dostu oluyor anlamak mümkün değil. Çocukluğumuzdan bu yana ABD’nin her zaman komünizmin karşısında olduğunu biliyoruz. Şimdi nasıl oluyor da dostluk kurduğunu anlamak mümkün değil.

TUTUKLU DEAŞ'LILAR

Tutuklu DEAŞ’lılar konusunda arkadaşlarımız çalışmalarını sürdürüyor. Bu, Trump'la görüşmemizde de gündeme gelen bir konu. Hem Sayın Trump hem biz arkadaşlarımıza talimatlarımızı verdik. Birlikte neler yapabileceğimizi arkadaşlarımız çalışıyorlar.

TRUMP NEDEN KONUŞUYOR?

Sayın Trump güvenli bölge konusunda doğru bir karar verdi. Pazar akşamı yaptığımız telefon görüşmesinde kendisiyle karara bağladık. Fakat ABD askeri ve güvenlik bürokrasisi Başkanlarının talimatlarını yerine getirmiyor. Siyasiler ve medya Trump üzerinde baskı oluşturmaya çalışıyor. O da bu baskıları hafifletmek için mecburen tweet üzerinden bazı mesajlarını veriyor.

Biz yapıcı yaklaşım içinde olmaya ve adımlarımızı kararlılıkla atmaya devam edeceğiz. Beklemeden, bekletmeden devam edeceğiz.

OPERASYONUN ZAMANLAMASI

Burada aslında 3 boyut var. Birincisi güney sınırımızın hemen altını terör koridoru olmaktan kurtarmak ve burayı bir barış koridoru haline getirmek. Barış koridoru olarak bundan sonraki süreci güvenli bölge olarak tahkim etmek.

İkincisi Suriye’nin toprak bütünlüğünü korumak. Bu ısrarla söylüyoruz. Bu, birilerine de örnek olacak. Biz Suriye’nin birliğinden beraberliğinden yanayız.

Üçüncüsü de yurtlarından edilen, çıkarılan, korkuyla oraları terkeden Suriyelilerin tekrar evlerine topraklarına dönmelerini sağlamak. Daha önce söylediğim gibi “Bir gece ansızın gelebiliriz.” Şu anda bizim saat vermemiz, tarih vermemiz, böyle bir mücadele içinde olan ordu, devlet ve millet için de doğru olmaz. Ama ne diyoruz “her an…”

LİNDSEY GRAHAM

Bu beyefendi (Lindsey Graham) dürüst bir insan değil. Çünkü BM Genel Kurulunda randevu istedi, verdim, görüştük. Bu görüşmelerde de edindiğim izlenim vardı. Hatta daha önce Türkiye’ye geldiğinde de Külliye’de kendisiyle görüştüm. Kendisine ekranda PYD/YPG’ye karşı verdiğimiz mücadelenin ne olduğunu, bu mücadelede Afrin olayının nasıl geliştiğini anlattım. Bunların birçok şeyden de haberi yok. Teröristlerin tünellerinden falan haberleri yok. Döndükten sonra bunların bir terör örgütü olduğunu, bunların Kürtlerle alakası olmadığına dair mesajları, söylediği sözler vardı. Şimdi ise garip garip açıklamalar yaptı. Yaptığı açıklama Sayın Trump’ı zora sokacak bir açıklama.

YENİLİR YUTULUR DEĞİL..

Ben şunu açıklamak zorundayım. Ne biliyorsam dobra dobra söylüyorum. Yanımda tutuyor Sayın Trump’ı arıyor. Trump o esnada uçakta. Seçim kampanyası kapsamında Houston'a gidiyordu. Biz tabi uçakta Sayın Trump ile konuştuk. “Bugün döneceğim yarın da görüşeceğiz” dedi. Daha sonra, Sayın Trump'la görüşmelerimizi yapıyoruz. Trump açıklamaları yaptıktan sonra Lindsey bu açıklamaları yapıyor. Yenilir yutulur değil. Siyaset, dürüstlük üzerine yapılrsa prim kaydeder, yapılmazsa sen de edindiğin arkadaşlarını kaybedersin.

TRUMP İLE İKİLİ İLİŞKİLER

Sayın Trump ile ikili ilişkilerimiz var, bunu sürdürüyoruz. Bunu sürdürürken de Türkiye-ABD ilişkilerini de güçlendirme gayretimiz var. F-35'ler için de açıklamaları var. “Parçalarını Türkiye yapıyor” diyor. Şimdi tablo bu olunca herkesin düşünmesi lazım. Allah nasip ederse 13 Kasım‘da Washington‘da olacağız. Birlikte bunları ele alacağız. Konuşma fırsatımız olacak. Ben bu tür açıklamaları belli çevrelerin baskılarını önlemeye yönelik ifadeler olarak değerlendiriyorum.

Şu anda, ilk etapta oradan belli bir kuvvetin çekiliyor olması bize gerçek niyetini gösteriyor. Türkiye’nin karşısında olmayacaklarını bize ifade ettiler.

HAVA SAHASI MESELESİ

Hava sahası meselesine gelince, orada Amerika’nın bir hava sahası yok. Uluslararası hava sahası var. Orası Suriye’ye ait hava sahasıdır. ABD’ye ait olmadığına göre, oradaki tasarruf da rejime aittir. Rejimin davetiyle orada değiller. Biz Adana Mutabakatı’na dayalı olarak oradayız. Adana Mutabakatı’na göre, rejim tarafından PKK’ya karşı tedbir alınmayacak olursa, bizim güçlerimizin onu kovalama hakkı vardır.

SON DAKİKA GELİŞMELERİNİ TAKİP ETMEK İÇİN TIKLA VE TAKİP İSTEĞİ GÖNDER https://twitter.com/kamubultenicom

KAMUBULTENİ.COM  | ANKARA

Son Güncelleme: 10.10.2019 08:25
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.