Rusya-Ukrayna Krizi Ekmek ve Gıda Fiyatlarını Olumsuz Etkileyebilir

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Rusya- Ukrayna krizinin ithalatta sıkıntı çıkarabileceğini belirtti.

Rusya-Ukrayna Krizi Ekmek ve Gıda Fiyatlarını Olumsuz Etkileyebilir

Türkiye Ziraat Odaları Birliği Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Rusya- Ukrayna krizinin ithalatta sıkıntı çıkarabileceğini belirtti.

07 Şubat 2022 Pazartesi 12:24
Rusya-Ukrayna Krizi Ekmek ve Gıda Fiyatlarını Olumsuz Etkileyebilir

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB) Genel Başkanı Şemsi Bayraktar, Türkiye'nin 2021 yılında toplam buğday ithalat miktarının yüzde 86,6'sını Rusya ve Ukrayna'dan yaptığını belirterek, "Rusya ve Ukrayna arasındaki buhrandan dolayı ithalatta sorun çıkması, başta ekmek olmak üzere gıda fiyatlarını olumsuz etkileyecektir. Bunun tedbirlerinin şimdiden alınması gerekiyor" ifadelerini kullandı.

Türkiye Ziraat Odaları Birliği (TZOB)Genel Başkanı Bayraktar, yaptığı yazılı açıklamada, Türkiye'nin 2021 yılında toplam buğday ithalat miktarının yüzde 86,6'sını Rusya ve Ukrayna'dan gerçekleştirdiğini bildirdi. Arpa ithalat miktarının yüzde 79,4'ü, ayçiçeği ithalat miktarının yüzde 11,4'ü ve soya ithalat miktarının ise yüzde 13,3'ünün yine bu ülkelerden yapıldığını ifade eden Bayraktar, "Bu ülkelerden en yüksek ithalat, buğdayda yaşandı. Diğer yandan Türkiye, buğday ithalatının önemli bir kısmını dahilde işleme rejimi kapsamında un ve undan mamul ürünlere dönüştürerek ihraç ediyor. Rusya ve Ukrayna arasındaki buhrandan dolayı ithalatta sorun çıkması, başta ekmek olmak üzere gıda fiyatlarını olumsuz etkileyecektir. Ürün bulunamaması önemli ölçüde buğdayın işlenmiş ürünlerinin ihracatının kısıtlanmasına ve fabrikalarının çalışmamasına sebep olacaktır. Bunun tedbirlerinin şimdiden alınması gerekiyor." dedi.

‘’Yerli üretimi artırmanın önemini ıslarla vurguladık’’

Yerli üretimin önemine dikkat çeken Bayraktar, "Bu buhran, özellikle stratejik ürünlerde ithalata bağımlı olmanın ülkemize verdiği zararları göstermesi bakımından önemlidir. Özellikle yerli üreticimiz bu bağımlılıktan en fazla olumsuz etkilenen kesim olmaktadır. TZOB olarak sürekli ithalata dayanan tedarik politikasına her zaman karşı olduk, yerli üretimi artırmanın önemini ıslarla vurguladık. Dünyada gıda ile ilgili yaşanan gelişmeler ne kadar haklı olduğumuzu gösterdi. İhtiyacımız olan buğday ve arpayı rahatlıkla verilecek desteklerle ülkemizde üretebiliriz" ifadelerine yer verdi.

‘’Ülkemizde ekilmedik arazi bırakılmamalı’’

Gıda ve Tarım Örgütü'nün gıda fiyatları endeksi ve tahminlerinin, bu yıl da uluslararası piyasalarda istikrarın çok mümkün olmadığını gösterdiğini belirten Bayraktar, "Ülkemizde üretimden kaynaklı gıda eksikliğinin ithalatla karşılanması çok daha pahalı olacaktır. Bunu önlemek için ne gerekiyorsa yapmalı ve bütün imkanlar zorlanmalıdır. Ülkemizde ekilmedik arazi bırakılmamalı, üreticiye yeterli destekler hızlı bir şekilde ulaştırılmalıdır. Gıda enflasyonunu önlemek için üretimi artırmaktan başka çaremiz yoktur" diye konuştu.

‘’Tarifede ciddi bir indirim yapılmalıdır’’

Bayraktar, tarımsal sulamada yaşanılan sorunların yanı sıra elektrik fiyatlarının da çiftçiler için ciddi bir sorun haline geldiğini belirterek, "Acilen elektrikte uygulanmakta olan yüzde 18 KDV oranı artan maliyetler karşısında ezilen çiftçilerimiz için yüzde 1'e indirilmelidir. Elektrik mutlaka desteklenmeli, tarifede ciddi bir indirim yapılmalıdır. Diğer taraftan aylık fatura düzenlenmesi de üreticilerimizi sıkıntıya sokuyor. Gerekli düzenlemeler yapılarak aylık fatura tahakkuku şirketlerin ihtiyati kararı olmaktan çıkarılmalı, ürünlerin hasat dönemi dikkate alınarak, hasattan hasada, yılda bir ya da iki kez olacak şekilde tahsilat yapılması sağlanmalıdır. Bu yıl gıda yokluğu yaşamak istemiyorsak çiftçimizi tarımda tutmalıyız ve üretmesini sağlamalıyız. Ayrıca üreticilerimizin topraklarını üretim değil, yatırım ve rant amaçlı satın almak isteyenlere satmasının önüne geçilmelidir" ifadelerini kullandı.

‘’Yağışlar yeterli olursa risk azalır’’

Bayraktar, kar yağışının barajların ve yer altı sularının beslenmesi açısından önem arz ettiğini belirterek, şunları kaydetti:

"Ancak kuraklık için konuşmak erken, kuraklık riskinin azaldığını söylemek için mart-nisan dönemindeki yağışları görmek gerekir. Birçok ürünün bu yağışlara ihtiyacı olacak. Yağışlar yeterli olursa risk azalır. Ülke olarak dikkatli olmalıyız. Kuraklıkla ilgili tedbirleri hayata geçirmeliyiz. Çiftçimiz suyu bulsa da kullanması sorun olacaktır. Özellikle çok su isteyen şeker pancarı, pamuk, mısır, çeltik gibi ürünlerde artan elektrik maliyetleri ciddi bir problem oluşturacaktır. Çünkü sulama elektrik maliyetleri son yıllarda çok yükseldi. Üretimde ciddi düşmelere neden olabilecek bu maliyet hızla aşağı çekilmelidir. Sulama elektrik maliyetinin aşırı yükselmesi üretimde çok ciddi olumsuzluklar yaşamamıza neden olabilir."

Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.