Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, 30 Ağustos Zafer Bayramı'nın yıl dönümü münasebetiyle bir mesaj yayımladı. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün “Zafer, zafer benimdir diyebilenindir” sözünü hatırlatan Geylan, Başkomutanlık Meydan Muharebesi'nin sadece bir askeri başarı değil, aynı zamanda Türk milletinin küllerinden yeniden doğuşunun simgesi olduğunu belirtti.
Büyük bir gizlilik ve üstün bir stratejiyle hazırlanan Büyük Taarruz'un, Türk milletini 'ya özgürlük ya da yok oluş' ikilemiyle karşı karşıya bıraktığını ifade eden Geylan, “Başka bir devletin boyunduruğunu kabul etmeyecek kadar onurlu olan milletimiz, Başkomutan Gazi Mustafa Kemal Atatürk önderliğinde direnişi seçmiş ve bu direnişin nasıl görkemli bir dirilişe dönüşebileceğini tüm dünyaya göstermiştir” dedi.
Geylan, Kurtuluş Savaşı'nı zafere ulaştıran bu büyük hamlenin ardından ordumuzun 9 Eylül 1922’de İzmir’e girdiğini, Mudanya Mütarekesi ve Lozan Barış Antlaşması ile de bu askeri zaferin diplomatik alanda tescillendiğini vurguladı. Yıllarca dayatılan Sevr Antlaşması'nı planlayanların, Türk milletinin sarsılmaz iradesi karşısında hayal kırıklığına uğradığını dile getirdi.
30 Ağustos Zaferi'nin, işgal karanlığını yırtarak Türkiye Cumhuriyeti'nin kuruluş yolunu aydınlatan bir meşale olduğunu söyleyen Talip Geylan, şu ifadeleri kullandı: “Bu zafer, emperyalist güçlere karşı yekvücut olmuş bir milletin iman dolu kahramanlık destanıdır. Malazgirt’ten 851 yıl sonra, bu toprakların ebedi vatanımız olduğunun en güçlü nişanesidir.”
Günümüzde de Türkiye'nin ve bulunduğu coğrafyanın çeşitli tehditlerle karşı karşıya olduğuna dikkat çeken Geylan, küresel güç savaşları ve terör örgütlerinin milli güvenlik için tehlike oluşturduğunu belirtti. Devletin “Terörsüz Türkiye” hedefiyle yürüttüğü mücadelenin ve bölgesel politikalardaki kararlı duruşunun önemini vurguladı. Ayrıca İsrail’in Filistin’de uyguladığı zulmün insanlık suçu olduğunu ve bu soykırıma sessiz kalınmaması gerektiğini ifade etti.
Geylan, mesajını şu sözlerle tamamladı: “30 Ağustos ruhu, bugün bize her türlü iç ve dış tehdide karşı birlik olmamız gerektiğini hatırlatmaktadır. Bu zaferin bize kazandırdığı dirençle, hiçbir sinsi planın ülkemizin huzurunu bozamayacağını bir kez daha ilan ediyoruz. Bu vesileyle, başta Cumhuriyetimizin kurucusu Gazi Mustafa Kemal Atatürk ve silah arkadaşları olmak üzere, vatan uğruna canını feda eden tüm aziz şehitlerimizi saygı, minnet ve rahmetle anıyorum. Ruhları şad, mekanları cennet olsun.”