Okul Dışındaki Akran Zorbalığına Mahkeme Elektronik Kelepçe Cezası Verdi

Ümraniye'de meydana gelen olayda okul dışında yaşana bir olay sebebiyle mahkeme, akran zorbalığı yapan kişiye elektronik kelepçe cezası verdi.

Yaklaşık bir yıldır aynı okulda eğitim gördüğü ve aynı sitede yaşadığı akranı tarafından tehdit edildiği öne sürülen 15 yaşındaki K.A.’nın darbedilmesi ve bıçakla kovalanmasının ardından mahkeme dikkat çeken bir tedbire imza attı. Şüpheli çocuk hakkında, okul saatleri dışında elektronik kelepçe takılarak konutunu terk etmeme ve mağdura 500 metreden fazla yaklaşmama kararı verildi. Ümraniye’deki bıçaklı kovalamaca yargıya taşındı Olay, 28 Ocak’ta Ümraniye’de meydana geldi. İddiaya göre 15 yaşındaki G.H.Ö., aynı okulda okuduğu ve aynı sitede yaşadığı K.A.’yı yolda darp etti. K.A. can havliyle kaçarak bir alışveriş merkezine sığındı. Ancak G.H.Ö.’nün elinde bıçakla peşinden koştuğu öne sürüldü. Durumu fark eden alışveriş merkezinin güvenlik görevlisi, K.A.’yı saklayarak polisi aradı. Olayın ardından K.A. ve babası, İstanbul Anadolu Adliyesi’ne başvurarak şikayetçi oldu. Aile, savcılığın yanı sıra mahkemeden koruma tedbiri talebinde bulundu. K.A. ifadesinde yaklaşık bir yıldır G.H.Ö.’nün zorbalığına maruz kaldığını söyledi. Mahkemeden elektronik kelepçe ve ev hapsi kararı geldi Dosyayı değerlendiren Anadolu 2. Aile Mahkemesi, G.H.Ö. hakkında 2 ay süreyle okul saatleri dışında elektronik kelepçe takılarak konutunu terk etmeme kararı verdi. Ayrıca şüphelinin mağdur K.A.’ya 500 metreden fazla yaklaşmamasına hükmedildi. Kararda, G.H.Ö.’nün mağdura yönelik eylemlerini sürdürmesi halinde daha ağır tedbirlerin uygulanabileceği uyarısında bulunuldu. “Şiddet riskinin yoğunluğu tedirgin edici boyutta” Mahkemenin tedbir kararında, son dönemde kamu vicdanını yaralayan pek çok olayda çocukların giderek artan bir ivmeyle suça sürüklenmesinin toplumun tüm kesimleri tarafından gözlemlendiği ifade edildi. Çocukların suça sürüklenmesini engelleyecek nitelikte kanun hazırlıklarına vurgu yapılan kararda, “Bu çalışmaların uzun vadede toplumsal barışı sağlamakla başarıya ulaşması tüm kamunun ortak temennisidir. Ancak kamu vicdanını yaralayan bu hadiseler karşısında yeni kanunlarla birlikte mevcut düzenlemelerin de kamu barışının sağlanması bakımından hakimin takdir yetkisi çerçevesinde yeniden yorumlanması, çözüm sürecini muhakkak ki kısaltacaktır.” değerlendirmesine yer verildi. Kararda ayrıca, çocukların suça sürüklenmesinin önlenmesinin devletin tüm kurumlarının sorumluluğunda olduğu belirtildi ve K.A.’nın kolluk ifadesine atıf yapıldı: “Tedbir talep eden K.A. kolluk ifadesinde, G.H.Ö. tarafından ‘sustalı’ tabir edilen bir bıçak ile birden fazla defa tehdit edildiğini, G.H.Ö’nün ‘Saplayayım şimdi bu bıçağı’ dedikten sonra iki defa bıçağı kendisine doğru savurduğunu, G.H.Ö’nün kendisine tokat attığını ve korkarak bir alışveriş merkezine sığındığını, ailesini arayarak korktuğu için ailesinden biri gelinceye kadar alışveriş merkezinden çıkamadığını beyan etmiştir. Tedbir talep edenin olay anlatımına göre, mağdura yönelen şiddet riskinin yoğunluğu, tedirgin edici boyuttadır ve tedbir alınmasını elzem kılmaktadır.” Avukattan “emsal karar” vurgusu Mağdur ailenin avukatı Şule Mevrük, yaptığı yazılı açıklamada çocukların karıştığı dosyalarda hassasiyetin daha da arttığını belirtti. Suça sürüklenen çocukların rehabilitasyonu kadar mağdur çocukların psikolojik ve fiziksel güvenliğinin de gözetilmesi gerektiğini ifade eden Mevrük, 15 yaşındaki bir çocuk hakkında elektronik kelepçe ile okul saatleri dışında verilen ev hapsi kararının, benzer olaylarda mağdurların korunmasına yönelik önemli bir emsal oluşturacağını düşündüğünü kaydetti. Avukat Mevrük, adaletin tam anlamıyla tecelli etmesi için hukuki mücadeleyi sürdüreceklerini de bildirdi. “Oğlum 1 yıldır tehdit ediliyordu” Mağdur K.A.’nın babası H.A., polisin ve yargının hızlı hareket ederek yanlarında olduklarını hissettirdiklerini söyledi. 15 yaşındaki şüpheli hakkında “suça sürüklenen çocuk” değerlendirmesiyle elektronik kelepçe takılması kararı verildiğini belirten baba H.A., şu ifadeleri kullandı: “Biz az daha geç kalmış olsaydık, AVM’nin güvenlik amiri olmasaydı, oğlumu belki de Mattia Ahmet Minguzzi ya da Atlas Çağlayan gibi katledeceklerdi. Oğlum 1 yıldır ‘akran zorbalığı’ diye tabir ettiğimiz, onu bıçaklamaya çalışan şahıs tarafından tehdit ediliyordu. Oğlum olaydan sonra karakola ifade için götürüldü. İfadesinde yaşadığı sıkıntıyı polis abilerine anlattı. Onu bıçaklamaya çalışan, darbeden fail, oğlumun resmi ifadesini paylaşıp, tehdit etti.” “Suçlu o, kaçan biz” Anne Ö.A. ise yaşadıkları travmayı şu sözlerle anlattı: “Psikolojimiz çok kötü, ikimiz de destek alacağız. İkimiz de şehir değiştireceğiz. Her şeyimiz alt üst oldu, düzenimiz, hayatımız her şeyimiz berbat oldu. Evlerimiz karşılıklı. Ben çocuğuma bir şey olmasından çok korkuyorum. Çünkü camlarımız birbirine bakıyor ve böyle bir ailede büyümüş çocuğun ailesinden de korkuyorum. Devletimizin bize sahip çıkmasını istiyorum.” Adres değiştirme kararı aldıklarını belirten anne, sözlerini şöyle sürdürdü: “Burası bizim kendi evimiz ve biz burayı satıp gidiyoruz, şehir değiştireceğiz. Aklım yetmiyor, suçlu olan o, kaçan biz. O çocuk birden öyle olmadı muhakkak. Kim yetiştirdiyse sorumlu o. Çocuk tek başına büyümedi. Benim çocuğum niye yapmıyor? Atlas niye yapmadı, Ahmet niye yapmadı? Onlar çocuk değil miydi? Onları bir ana doğurmadı mı?” Anne Ö.A., şüpheli çocuğun ev hapsi kararına rağmen sosyal medya üzerinden ev adreslerinin bulunduğu evrakı paylaştığını da öne sürdü.

Kamudan Haber Haberleri