Eğitimci Metin Özdamarlar'ın sosyal medya hesabından paylaştığı bir anı, Türkiye'de eğitimin temel hedeflerini ve 'başarı' kavramını yeniden gündeme getirdi. Kısa sürede viral olan paylaşım, "Gerçek başarı nedir?" sorusunu binlerce kişiye sordurdu.
Özdamarlar, yıllarca emek verdiği ve Galatasaray Lisesi, Kabataş Erkek Lisesi gibi Türkiye'nin en seçkin okullarını kazanan öğrencileriyle havalimanında karşılaştığı anı anlattı. Büyük bir hayal kırıklığı yaşayan öğretmen, öğrencilerinin kendisini görmelerine rağmen selam vermeden yanından geçip gittiğini belirtti.
Bu tatsız olayın ardından yaşadığı bambaşka bir tecrübe ise vefanın ve insanlığın değerini gözler önüne serdi. Arabasını tamir için sanayiye götürdüğünde, derslerinde akademik olarak 'çok parlak' olmayan eski bir öğrencisiyle karşılaştı. Öğrencisi, babasının dükkanında onu görür görmez koşarak yanına geldi, elini tuttu, çay ikram etti ve tüm işlemleriyle yakından ilgilenerek büyük bir saygıyla onu uğurladı.
Yaşadığı bu iki zıt deneyimi Özdamarlar şu dokunaklı sözlerle özetledi: “Akademik olarak ‘başarılı’ değil belki ama insanlığı var, vicdanı var, kalbi var. Benim için değerli olan da budur. Başarısız dediğiniz öğrencilerinize sahip çıkın… Çünkü ileride asıl vefayı, minneti, saygıyı onlar gösteriyor.”
Özdamarlar’ın bu içten paylaşımı, sosyal medyada büyük bir yankı uyandırdı. Çok sayıda öğretmen ve veli, benzer deneyimler yaşadıklarını belirten yorumlarla tartışmaya katıldı. Bu hikaye, eğitim sisteminde sadece akademik başarının değil, aynı zamanda vefa, saygı ve insanlık gibi erdemlerin de ne kadar önemli olduğunu bir kez daha hatırlattı.