Direksiyon sınavlarında neler oluyor? Sıkı denetim mi, kasıtlı bırakma mı?

Direksiyon sınavlarında artan başarısızlık oranları tartışma yaratıyor. Adaylar kasıtlı bırakıldıklarını iddia ederken, eğitmenler sıkı denetimlerin trafik güvenliği için zorunlu olduğunu savunuyor. Kamera kaydı önerisi gündemde.

Türkiye Gazetesi’nden Ramazan Kıvanç’ın değerlendirmelerine göre, Türkiye genelinde direksiyon sınavına giren yaklaşık 1,5 milyon adayın yarıdan fazlası ilk denemede başarısız oluyor. Ortaya çıkan tablo, sınavların adil olup olmadığına dair tartışmaları da beraberinde getiriyor. Bir tarafta “küçük detaylar gerekçe gösterilerek bilinçli bırakılıyoruz” diyen adaylar, diğer tarafta ise artan denetimlerin trafik güvenliği için zorunlu olduğunu savunan eğitmenler var. Paylaşılan verilere göre, direksiyon sınavına giren yaklaşık 1,5 milyon adayın 800 bine yakını ilk sınavda başarılı olamıyor. Bu oran, önceki yıllara kıyasla daha yüksek bir başarısızlık düzeyine işaret ederken, “sınavlar neden zorlaştı?” sorusunu da gündeme taşıyor. Uzmanlar, geçmişte denetimlerin yetersiz kaldığını, bugün ise trafik güvenliği gerekçesiyle mevzuatın daha sıkı uygulandığını belirtiyor. Sınavdan kalan birçok aday, başarısızlık nedenlerinin küçük ve yoruma açık detaylara dayandığını öne sürüyor. Adayların sıkça dile getirdiği gerekçeler arasında; vites değiştirirken vitese bakmak, sınav sırasında yüksek sesle konuşmak, kaldırıma fazla yaklaşmak, park sırasında yoldaki sarı çizgiye temas etmek yer alıyor. Bazı adaylar, park alanındaki çizgiye milimetrik temasın dahi sınavın sonlandırılmasına yol açtığını savunuyor. Sınavdan kalan bir aday yaşadığını, “Trafiği aksatmadım, sinyal verdim, parkımı yaptım. Sadece sarı çizgiye dokunduğum için sınav bitti” sözleriyle anlatıyor. Bir başka aday ise sınav stresinin göz ardı edildiğini, sınavın sürüş becerisinden çok psikolojik dayanıklılığı ölçer hale geldiğini dile getiriyor. Direksiyon sınavlarında başarısız olan adayların, yeniden sınava girebilmek için harç ve ek ders ücretleriyle birlikte 4–6 bin TL civarında bir maliyetle karşılaşması tepkileri artırıyor. Özellikle gençler ve öğrenciler için bu durum ciddi bir ekonomik yük oluştururken, “bilinçli bırakma” iddiaları da bu noktada güçleniyor. Adaylar, başarısızlığın sürücü kurslarına ek gelir sağladığını öne sürse de, eğitmenler bu iddiaları kesin bir dille reddediyor. Bu tartışmalar sürerken Kamu Denetçiliği Kurumu (KDK), direksiyon sınavlarının kamera ile kayıt altına alınması yönünde Milli Eğitim Bakanlığı’na tavsiyede bulundu. İstanbul’da direksiyon sınavında başarısız olan bir adayın başvurusunu inceleyen KDK, şeffaflığın artırılması amacıyla kamera sistemi önerdi. Bunun üzerine Milli Eğitim Bakanlığı, mevzuat güncelleme çalışmalarının sürdüğünü ve sınavların kamera kaydına alınmasına ilişkin düzenleme taslağı üzerinde çalışıldığını KDK’ye bildirdi. 11 yıldır sürücü kursu eğitmenliği yapan Ramazan Kıvanç, bilinçli bırakma iddialarının mümkün olmadığını vurguluyor. Sınavların tamamen mevzuata göre yürütüldüğünü belirten Kıvanç, “Kasıtlı bırakma olsa buna ilk biz karşı çıkarız. Komisyonlar kanunu uyguluyor” diyor. Denetimlerin ciddi biçimde arttığını ifade eden Kıvanç, hataların renklerle sınıflandırıldığını belirterek şunları söylüyor: Mavi hatalar: Yoruma açık, bazı durumlarda inisiyatif kullanılabiliyor. Sarı hatalar: Tehlikeli, çoğu zaman sınavın sonlandırılmasına neden oluyor. Kırmızı hatalar: Kesinlikle affedilmiyor. Sinyal hatalarının mevzuata göre çok net olduğunu vurgulayan Kıvanç, “Bir kez sinyal unutulması bile sınavın bitmesi demek. Bu bizim değil, kanunun kararı” ifadelerini kullanıyor. Bazı adayların sınav sonrası agresif tavırlar sergilediğini de belirten Kıvanç, “Aracımıza zarar veren adaylar bile oldu” diyor. Son olarak Kıvanç, “Kanun harfiyen uygulansa Türkiye’de kimse ehliyet alamaz. Buna rağmen çoğu komisyon iyi niyetli davranıyor” sözleriyle tartışmalara farklı bir bakış açısı getiriyor.

Kamudan Haber Haberleri