Türkiye Gazetesi’nden İsa Karakaş’ın köşe yazısına göre, milyonlarca işçi ve memur yeni yıl maaş zamlarını beklerken, çoğu zaman göz ardı edilen ama maaşları doğrudan etkileyen bir gerçek yeniden gündemde: Gelir vergisi dilimleri. Gelir Vergisi Kanunu’na göre; maaş, fazla mesai, ikramiye ve benzeri tüm nakdî ödemeler yıllık vergi tarifesi kapsamında değerlendiriliyor. Alın teriyle kazanılan her kuruş, yıl içinde belirlenen dilimlere göre vergilendiriliyor. Sorun tam da bu noktada başlıyor. Ocak ve temmuz aylarında maaşlara zam yapılırken, vergi tarifesi yıl boyunca sabit kalıyor. Maaş arttıkça vergi matrahı yükseliyor ve çalışanlar birkaç ay içinde üst vergi dilimine geçerek daha fazla vergi ödemek zorunda kalıyor. Sonuç olarak yılın başında alınan zam, yılın ortalarına gelmeden vergi kesintileriyle eriyor. Çalışan, zamlı maaş almasına rağmen eline geçen net tutarın düştüğünü fark ediyor. 2026 yılı için yeniden değerleme oranı %25,49 olarak belirlendi. Ancak gelir vergisi dilimleri bu oranın altında, yaklaşık %20–25 aralığında artırıldı. Yeni tarifeye göre vergi; brüt maaştan %15 SGK ve işsizlik sigortası primi düşüldükten sonra kalan matrah üzerinden hesaplanacak. Öne çıkan değişiklikler şöyle: %15’lik ilk dilim 158 bin TL’den 190 bin TL’ye %20’lik dilim 330 bin TL’den 400 bin TL’ye Üst dilimler 1,5 milyon TL ve 5,3 milyon TL sınırına taşındı Özellikle yılda iki kez maaşı artan kamu çalışanları için tablo değişmiyor. Çoğu memur ve işçi, yılın ilk 3–4 ayında üst vergi dilimine giriyor. Bu da yıl sonunda 2–3 aylık maaşa denk gelen tutarın vergiye gitmesi anlamına geliyor. Yani 2026’da da maaş artışı büyük ölçüde vergi yoluyla geri alınıyor. 2026 yılında da asgari ücretin yıllık matrahına kadar olan kısım için: %15 gelir vergisi %0,79 damga vergisikesilmeyecek. Bu istisna yalnızca asgari ücretliler için değil, tüm çalışanlar için geçerli. Ancak birden fazla işverenden gelir elde edenler veya stopaj yapılmayan kazancı olanlar için beyanname zorunluluğu doğabiliyor. Vergi dilimlerindeki artışın, enflasyon ve maaş zamlarının gerisinde kalması; çalışanın kâğıt üzerindeki zammının gerçek hayatta erimesi anlamına geliyor. 2026 yılı, çalışanlar için yalnızca geçim mücadelesinin değil, vergi dilimleriyle mücadelenin de yılı olacak. Net ücretin korunması için vergi tarifesinin daha adil ve gerçekçi bir yapıya kavuşturulması artık bir tercih değil, zorunluluk olarak görülüyor.