Neredeyse aylardır hatta yıllardır, gerek yazılı gerekse de görsel olarak hazırlanan birçok çalışma ve çabayla toplumda, yetkin makamlar nezdinde farkındalık uyandırmak için çırpınan, sayıları her geçen gün artan ve umutsuzluk denizinde, umuda doğru yelken açan, her şeye rağmen pes etmeyen küçücük yüreklerinde ; her ne kadar çok görülse de başarma azmiyle, çaresizliğin esas kaynağının  yine çarede gizli olan " siz" kavramında mevcut olduğunun en güzel örneği bence budur...

Anayasal olarak tanınan bir hakkın, kamuoyu nezdinde yok sayılması, vatandaşlık ve eşitlik ilkesinin görmezden gelinerek adeta bir çıkmaza doğru sürüklendiği, yaş sorunsalı nedeniyle yerinde saymaya mahkum edilmiş, toplumun lokomotif güç olma özelliğine sahip bu etkili potansiyel gücün, bugün atıl konumda bekletilen, çürümeye mahkum edilmiş, hiç bir vasfı olmayan sıradan; eğitimi, becerisi, hayata bakışı, hayattan ne aldığı ve ne vermek isteyişine bakılmaksızın, kenara itilip makus talihleriyle başbaşa bırakılmış bir sistemin, toplumun her kesiminde bulduğu yankının yetkin merciiler tarafından duyulmamış ve yeterince anlaşılamamsı ne kadar da vahim bir tablo...!

Bizler, yaşımız kaç olursa olsun, bu ülkenin bağrında yetişmiş, bu ülke için canla, başla edilecek her türlü mücadelenin önder fertleri konumunda olan neferleriz, bu gerçeği hiç bir güç ve makam değiştiremez. En verimli ve etkin çağında, insanları verimsizliğe, karanlığa mahkum etmek, bu ülkeye edilmiş en büyük ihanettir..!

Dünyada, son zamanlarda yaşanan ve özellikle de; " MÜSLÜMAN VE TÜRK" kavramları üzerinden yapılan siyasi ve dini propagandanın, çeşitli manifestolarıyla varlık göstererek aleyhimize olarak kullanılması; " VATAN VE MİLLET" kavramlarının toplum bilincindeki değer kıstasları bakımından olması gereken mertebeye, yine topyekün oluşacak birlik ve beraberliğin; " Garbın afakını sarmışsa çelik, zırhlı duvar; benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var..!" diyen ASIM'IN nesli olarak; her daim dimdik ve HAK yolunda olması gereken mertebede;" HAKKIDIR HAKK'A TAPAN MİLETİMİN İSTİKLAL..!" naralarıyla coşarak arşa değen başımız, mukaddes vatan payidar olduğu müddetçe, başı dik dünden devraldığı, emanetini yarına bütün ehemmiyetiyle, vakur edanın asil duruşuyla selama erdirecek, gönüllerde dalgalandıracaktır..Ezelden, ebede var olan tek gerçeklik şu ki; bizi biz eden değerler, yine kendi değerlerimizden geçmektedir.Yani bu müstesna ülkenin bizlere, bizlerin de mukaddesatımıza ihtiyacımız var..Hakettiğimiz şartlarda yaşamak, çalışmak, üretmek, ileriye yönelik olarak hedefler koyup, bu hedeflere ulaşmak istiyoruz..ÖNÜMÜZDEKİ YAŞ ENGELİNİ LÜTFEN KALDIRIN, GÖRÜN ARTIK BU VAHİM VE ELZEM KARANLIĞI, KULAK VERİN SESLERİ ARŞA KADAR YÜKSELEN ÖRSELENMİŞ ÇIĞLIKLARA...!

"Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner  aşarım; yırtarım dağları enginlere sığmam taşarım...!" Diyen bir nesilden gelen şurekanın; " Muhtaç olduğun kudret, damarlarındaki asil kanda mevcuttur..!" Düsturuyla temellenen istikbal bilincinin, kurtuluş şühedasındaki yankısının yedi düvele nam salmış, ay- yıldız destanında hayat bulan ve ilelebed göklerde dalgalandırmaya and içilmiş, mevcudiyetin yegane temeli olarak görülmüş bir mümessiliyetin, ezelden ebede varlık kavgasıdır bu...

Ervah-ı ezalde levh-i kalemde ,

Bu benim bahtımı kara yazdılar,

Gönül perişandır devri alemde ,

Bir günümü yüz bin zara yazdılar

Bulmadım şadlığın iradesini,

Çekerim bu gamın ziyadesini,

Herkes  dosta verdi ifadesini,

Bizimkini ülüzgara yazdılar.

Aşk benimle eyler daim kıyl-ü kal,

Daha sabretmeye kalmadı mecal,

Derdim taksimdara kıldım arzuhal,

Dedi neylim bahtın kara yazdılar.

Gönül gülşeninde har oldu deyu,

Hasretlik cismimde var oldu deyu,

Sevdiğim, sevdiğin pir oldu deyu,

Erbabı garezler yare yazdılar.

Dünyayı sevenler veli değildir,

Canı terkedenler deli değildir,

İnsanoğlu gamdan hali değildir,

Her birini bir efkara yazdılar.

Nedir bu sevdanın nihayetinde,

Yadlar gezer yarin vilayetinde,

Herkes diyarında muhabbetinde,

Bilmem bizi ne civara yazdılar.

Kadrimi bilmeze eyledim minnet,

Derdimi arttıran görmesin cennet,

Sarraflar verdiler yare bin kıymet,

Benim kıymetimi nere yazdılar.

Döner mi kavlinden sıdk-ı sadıklar,

Dost ile dost olur bağrı yanıklar,

Aşk kaydına geçti bunca aşıklar,

Sümmani'yi der kenara yazdılar...

                                                                      

ŞİİR:  AŞIK SÜMMANİ ; " ERVAH-I EZELDE, LEVH-İ KALEMDE" 

Dikkat!

Yorum yapabilmek için üye girşi yapmanız gerekmektedir. Üye değilseniz hemen üye olun.

Üye Girişi Üye Ol

Avatar
Selim taskin 2019-04-17 20:56:07

Guzel yazı insAllah 35 yaş sınırı kalkar.

Avatar
Melek çakır 2019-04-17 19:35:04

Dokunaklı etkileyici bir yazı.
Bu sorunu dile getirdiğiniz için gönülden teşekkürler birsen hanım

Misafir Avatar
birsen 2019-04-17 20:41:59 @Melek çakır

rica ederim Melek hanım ben teşekkür ederim...

Beğenmedim! (0)
Avatar
Hayrettin Yazıcı 2019-04-17 20:21:51

Yazınızı severek okudum. Uzun zamandır unuttuğumuz değerlerimizi yeniden hatırlattığımız için teşekkürler...Düşüncelerinize desteğini belirtir, başarılar dilerim...

Avatar
Sibel 2019-04-17 21:15:54

İnşAllah bir yetkili bile olsa yazınızı dikkate alır vicdanen rahatsızlık hisseder

Misafir Avatar
birsen 2019-04-17 21:54:40 @Sibel

teşekkürler Sibel hanım, umarım vicdan terazisinde hakk'ı tartarken, eşitlik kavramını da göz önünde bulundururlar...

Beğenmedim! (0)
Avatar
YASİN güneş 2019-04-18 00:31:02

Zevk ve haz alarak okuduğum yazarlardan Birtane si birsen S. Mutluluğun mutluluğum sevincin sevincim başarıların ise benim ilham kaynağımdır diyen çiçero hesabı gözde yazar emeğin inşaAllah boşa çıkmaz yetkili merciler duyarlar sevgiler saygılar

Avatar
Sena 2019-06-03 06:00:35

Ben hayatımda bu kadar anlamlı bir yazı okumadım kalemine yüreğine eline sağlık