Ankara için Deprem Uyarısı Art Arda Geldi

Gazi üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, Ankara'da son günlerde yaşanan depremlerle ilgili, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Ankara için Deprem Uyarısı Art Arda Geldi

Gazi üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, Ankara'da son günlerde yaşanan depremlerle ilgili, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

26 Ağustos 2019 Pazartesi 16:23
Ankara için Deprem Uyarısı Art Arda Geldi

Ankara için Deprem Uyarısı Art Arda Geldi 

Gazi üniversitesi öğretim üyesi Prof. Dr. Süleyman Pampal, Ankara'da son günlerde yaşanan depremlerle ilgili, çarpıcı açıklamalarda bulundu.

Prof. Dr. Süleyman Pampal, "Elmadağ, Kahramankazan, Mamak ve Yenimahalle, hepsi birbirine yakın 3 ve 3.5 büyüklüğündeki depremler. Bunlar Ankara'nın normal sismik aktivitesini oluşturan depremler. Ankara'nın merkezinde pek çok faylar var, küçük 3, 5 hatta 6 büyüklüğüne kadar deprem oluşturabilecek faylar var. Bu durum biraz geç fark edildi ve Ankara'da deprem olmaz inancı yerleşti. Herkes Ankara'da deprem olmazdı nereden çıktı bunlar diye düşünebilir, konuşabilir ancak Ankara'nın hem merkezinde hem kent çevresinde ve ilçelerinde çok sayıda aktif fay var ama bunlar 7'den büyük yıkıcı deprem oluşturacak faylar değil. Ama asıl Ankara'da deprem tehlikesi oluşturabilecek faylar Ankara'ya 80-100 kilometre uzaklıkta olan Bolu Gerede civarından geçen Kuzey Anadolu Fayı mesela, Haymana'ya kadar uzanan Tuzgölü Fayı mesela, Eskişehir fay sahasını oluşturan faylar ve 1938'de 6.8 büyüklüğünde deprem oluşturmuş olan Keskin Fayı. Bu faylar yıkıcı depremler oluşturur ve Ankara'yı etkiler." ifadelerini kullandı.

 Tarihsel süreçte Ankara'yı yıkmış, etkilemiş, merkezlerini, ilçelerini de yıkmış 1668 depremin yaşandığını hatırlatan Pampal, "Bolu-Erzincan arasındaki Kuzey Anadolu Fayı kırılmış, tüm Anadolu'yu etkilediği gibi Ankara'yı da çok büyük şekilde etkilemiş ve yıkmış. Sonra 1944 Bolu-Gerede depremi var, 7.6 büyüklüğünde bir deprem. Bu deprem neticesinde Ankara il sınırları içerisinde 350'den fazla can kaybı var, çok sayıda hasarlı bina var ki o dönemde Ankara'nın nüfusu 250 bin civarında. Bugün 5 milyona dayanmış durumda. O günkü yapılar birkaç katlı yapılar, geleneksel yapılar. Bugün çok katlı gecekondular var Ankara'da, 15-20 katlı gecekondular var. 1980 sonrası kooperatifleşme sürecinde çok kötü inşa edilmiş yapılar var. Bunların hiçbiri depreme dayanıklı değil. Nedeni de Ankara'da deprem olmaz inancının yerleşmiş olması. Ancak bu vatandaşın uydurduğu bir şey değil. Ankara'nın 1945'ten önce hazırlanmış olan deprem tehlikesi dediğimiz haritalarda Ankara son yıllara kadar tehlikesiz gösterilmiş. O nedenle de yapılar depreme dayanıksız inşa edilmiş. Ankara'nın deprem tehlikesi çok yüksek ama riskleri daha da yüksek. Tehlikenin yüksek olduğuna inanmadığımız için riskleri göz ardı etmişiz, deprem yönetmeliklerine uygun yapı stoku oluşturmamışız. Yapı stoku son derece kötü ve dayanıksız. Bazı semtler var ki bunlardan bir tanesini hep gündeme getiriyorum, Demetevler örneği tipiktir. Demetevler 15-20 katlı gecekondulardan oluşur. 1980 sonrası bir imar affıyla onlar da affedilmiştir ve imar afları maalesef deprem konusunda kötü örneklerdir." şeklinde konuştu.

Son Güncelleme: 26.08.2019 16:26
Yorumlar
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Asli 2019-08-27 12:50:07

Devlet imar affını para için yaptı ama hiç imar affı yaptığı vatandasin evine gidip ücretsiz test Edip sağlamlaştırma için ücretsiz destek vermedi hep aldı vatandaştan ama hiç vermedi bu şekilde bu ülkedeki insanların belki şimdiye kadar milyonlarcasi oldu bunun sebebi devlettir sadece para için yaptığı yaptirimdir başka bir açıklaması yoktur devlet dediğin vatandaşın yaşamı için çaba sarf etmelidir ama bunun tam aksi insan yaşamı düşünülmedi yapıları saglamlastirabilirdi