BİZİM HİKAYEMİZ; "AŞKLA KOŞAN YORULMAZ"

Yuva kurmak, hayata tutunmak umuttur. Yuvanın neşe kaynağı ise bebektir. Doğduğumuz andan itibaren bizlere kol kanat olan anne babalar için çocuk sahibi olmak, onların yarınları adına yepyeni hayatlarıydık, umut dolu güzel bir gelecekleriydik.

Bir bebeğin büyümesi, emeklemesi, dengede durup yürümesi yarım yamalak, bir kelime bile olmasa dahi,baba - anne demesi yuvada sımsıcak sevinç  göz yaşlarından akan iki damla mutluluklarıydık.

Anne babalar için el üstünde büyütülüp 5,5 - 6 yaşına varmış, sıcak yuvalarının meyvesi olan, gözlerinin nuru, mutluluk iksiri, neşe kaynağı evlatlarının okullu olup eğitim öğretiminin ilk başlangıç gününde göğüs kafeslerine inen, orada pır pır öten, onları kanatlandıracak olan sevinç gözyaşları ile suladıkları anlatılmaz, tarifsiz huzurlarıydık.

Büyüdük, liseli yıllarda karşı cinsle konuşurken o utangaçlık ve nedensiz mahcup an`larımızda ilk aşk, ilk heyecan duygusunun sinelerimizdeki bu aşkın tezahürü “Vatana âşık olunur” ancak böyle canlı tutulur diye nakşettiğimiz, yüreğimizdeki bu güçlü duyguyu haykıramadığımız ama anne babalarımız (sanki gözümüzdeki o ışığı görmüş olmalılar ki) Hızır gibi yetişip hislerimize tercüman olduğu ve bu haklı gururu bizlerden bahsederken yakın çevresine “Benim oğlum okuyup adam olacak, benim kızım okuyup doktor olacak, mühendis olacak; birer hayırlı evlat olup vatana hizmet edecek” diye övünülen kınalı kuzuları, her daim büyümeyen aynı kalan yavruları, fidanlarıydık.

Bu fidanlar büyüsün ki anne-babasının hayatlarının baharında 12 Eylül 1980 darbesiyle başlayan, siyasi çalkantılar ile  devam eden ülkemize kara bulutlar gibi çöken o makûs talihin son bulması adına, içlerinde ukde kalmış, rüyaları çalınmış, kanayan açık yara olarak bırakılmış ve yapmak isteyip de o imkânı bulamamış, hayatın en katmerli hüznünü, en acı tarafından tattırılıp mutsuzluktan müebbet hapse mahrum edilmiş tüm olumsuzluklara rağmen bir ihtimal daha var denilerek, hayatlarını tamamlayacak, muratlarını gerçekleştirecek, anne babasının gurur kaynağı olacağı gibi fidanlarının da hayalini kurduğu mesleğini eline alıp ülkesine kaliteli hizmet sunabilecek potansiyele sahip evlatlarıydık.

O potansiyele sahip evlatlar ki hayatlarının baharında, en verimli deli çağlarında bazıları devlet politikalısı, bazılarıysa keyfe keder bir takım siyasi politikalar ile ardı arkası kesilmeden 28 Şubat post modern darbesi ile başlayan zulüm, katsayı belası ile devam etmiş, Nihayetinde, seneler sonra, devletimizin gayretleriyle kalkmış; ancak 40 yıl sinsice tüm kamu kurum kuruluşlarına ur olarak yerleşmiş Fethullahçı Terör Örgütü’nün usulsüzlükleri, sınav ve mülakatlarda 10 yıllarca sürmüştü; nedenini çok daha sonra öğreneceğimiz ancak bu kısır döngü ile vur başına, al elinden ekmeğini durumuna getirilen yetim bir çocuk edasıyla yutkunarak mağrur ve mağdur  bir o kadar da erdem sahibi vakurlu evlatlarıydık.

Bu erdem sahibi vakurlu evlatlar ki kıyametler dahi kopsa da yüreğimizde, yine de umudumuz olmalı, diyerek şapkamızı defalarca önümüze koyup  biz nerde yanlış yaptık, bir yolu olmalıdır çözüm aradığımız o tarifsiz hayal kırıklıklarını boğazımızda yutkunarak bir kelimeyle kader diyip özetlediğimiz kan kussak da kızılcık şerbeti içtik diyebilecek heybetli dik duran insan evlatlarıydık. Dünyanın sonu değil, bu kez olmadı yine sil baştan tekrar dener, umutla azimle kararlılık ve üstün gayretle tüm zorluklara karşı asla pes etmeden Allah’a yönelerek O'ndan yardım isteyerek muvaffak olur diyebilen, Anadolu’nun hamuruyla yoğrulmuş babayiğit evlâtlarıydık.

Bu her biri babayiğit evlâtları biz ki; Ülke sevdamızı kalbimize gömdük. İçimize akıttığımız gözyaşları ile büyüttük her defasında sınav ve mülakatlarda öldük öldük; ama ruhumuzu Hak yolunda Hakk’a hizmet için sattığımızdan başımızı her gece yastığa koyduğumuzda, dört duvar arasında uykusuz gecelerde an an dirilttik. Ardımızda Ülkemize kalıcı eserler bırakma niyetimizi aldığımız her nefeste hatırladık, zihnimizde her dem taze tuttuk. Ülkemize olan sevdamızdan vazgeçmedik, üşenmedik ve asla ertelemedik çünkü aşkla koşan yorulmazdı.

Sonuç olarak her birimizin doğumundan geldiğimiz an'a kadar araştırılması gereken tezlere, yazılması gereken romanlara, ödüllü Oscar filmlere konu olabilecek sancılı hayatlar, acılar hikâyeler biriktirdik; aşılması zor engeller aştık.

Ülkemiz kuşatılmış, adeta bizler gibi milyonlar kumpaslarla çembere alınmış, kamu kurumlarına girebilmemizin önü kesilmişti. Ülkemiz uçurum kenarından dönmüştü, Dünya tarihinde ilk defa Bir darbe Millet tarafından bertaraf ediliyordu.Avucunu ogusturup içteki ve dıştaki mihrakların büyük darbe alıyordu

Hamdolsun, şükürler olsun ki, 15 Temmuz 2016’da hain darbe girişiminde, eli öpülesi bu aziz milletimiz Reis'in çağrısıyla meydanlara çıkıp vatan hainlerinin tepelerine balyoz gibi inmesiyle heveslerini kursaklarında bırakıyorduk.

Tüm maskeler düşmüş her birimize hak ettiğimiz yeni hayatlar bağışlanmıştı.hakli ve gururlu Sevinç çığlıklarıyla şükrederken adeta küllerimizden doğup tamam bu defa olacak,10 senelerce gasp edilmiş haklarımıza kavuşuyorduk,şimdi tam vakti dediğimiz bir anda kamuda 28 - 30 - 32 ve 35 yaş şartı ile dışarıda kaldığımızı bilmek bizleri kahretmişti.Büyük bir hüzne kapılıyorduk.

  • Nihayetinde bilindiği üzere Terör örgütlerince mağdur edilmiş, gerçek hak sahipleri Yüce Türk Milletinin adalet anlayışına uygun düşecek şekilde haklarına erişme hakkı elde etmesi Böylece;
  • Daha huzurlu, sosyal adalet anlayışı daha gelişmiş bir toplum hedefine erişmede önemli bir adım atılmış olacağını düşündüğümüz,
  • Hukuk devletinin olmazsa olmaz koşulu olan adalet anlayışının gelişmesine hizmet edecek, hukuk devletinin de gelişime ciddi bir katkı sağlamış olacak
  • m kamu  alımlarında yazılı/sözlü sınavlar için 657 sayılı Devlet Memurları Kanununun EK 40. maddesinde ifade edilen 35 yaş haddinin 45 yaş olacak şekilde revize edilmesidir.Bu makul ve haklı talebimizi Şahsım olarak 16.defa millet iradesinin tecelli ettiği yer TBMM nezdinde girişimlerde bulunuyorduk.

Sesimizin duyurulması noktasında verdiğimiz amansız mücadele sonunda 31 Mart 2019 'da yapılacak Mahalli yerel seçimler öncesinde sayın devlet büyüklerimizden müjde beklediğimizi kamuoyuna arz ederiz.

Saygılarımızla,

KAMU İSTİHDAM MAĞDURİYETLERİ VE DAYANIŞMA PLATFORM SÖZCÜSÜ                                                                     KENAN AKBULUT

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Dilek 2019-02-13 10:39:55

Bizlerin tek isteği devletimize hizmet etmek

Avatar
Birsen 2019-02-24 03:45:00

Yaşanan mağduriyetin, sesi ve ruhunu çok güzel yansıtmışsınız, yüreğinize, kaleminize sağlık..